Koronavirüs salgını dolayısıyla 23 Mart’tan itibaren ülke olarak uzaktan eğitimle yatıp kalkıyoruz. Bütün okullar, kurslar, Milli Eğitim Bakanlığı, öğrenciler eğitimden geri kalmasın diyerek bütün imkânları seferber ederek uzaktan eğitim sürecini verimli geçirmek için çaba harcıyorlar. Uzaktan eğitim konusunda kısa zaman içinde çok ciddi tecrübeler kazandık ve yıllardır alamadığımız mesafeyi birkaç hafta içerisinde aldığımızı düşünüyorum.

Canlı dersler, çevrimiçi ölçme değerlendirme yöntemleri, ders videoları ilk başlarda öğrencilerin çok dikkatini çekti. Çocuklar çok hızlı bir şekilde sürece adapte oldular. Öğretmenler ve veliler de öğrencilerin arkasından canlı ders süreçlerine uyum sağladılar.

Çocukların okullarından, öğretmenlerinden uzak kaldığı bugünlerde bir nebze de olsa canlı derslerle eğitimden uzak kalmadıklarını söyleyebiliriz. Öğretmenler bu süreçte olağanüstü bir performans göstererek öğrencilerine eğitim, öğretim konusunda destek olmaya çalışıyorlar.

Süreç uzadıkça uzaktan eğitimle ilgili ilk günlerde esen olumlu rüzgâr, yerini sakin günlere bırakmaya başladı. Baştaki olumlu düşünce ve yorumlar bazı öğrenciler için yerini hafiften eleştirilere, olumsuz yorumlara bırakmaya başladı bile denilebilir. Uzaktan eğitim sürecinin bazı çocuklarla ilgili olumsuz etkilerinin olacağı zaten tahmin edilen bir durumdu. Özellikle de bilgisayar oyunlarına, dijital oyunlara, sosyal medyaya meraklı öğrencilerle ilgili sürecin tehlikeli olmaya başladığını söylemek kâhinlik olmasa gerek.

Kendi kendine öğrenme konusunda sorumluluk alamayan, iradesi zayıf ve ciddi bir ebeveyn kontrolünden mahrum olan çocuklar için son derece elverişli bir ortam oluştu bugünlerde. Tabiri caiz ise kurda kuzu teslim edilmiş oldu. Daha önce çok daha sınırlı bir zaman diliminde kullanım izni verilen bilgisayar, tablet ya da telefon gibi teknolojik unsurlar uzaktan eğitimle birlikte vazgeçilmez birer araç haline geldi. Bütün gün çocukların elinden düşürmedikleri, neredeyse onsuz hiçbir dersin yapılmasının mümkün olmadığı baş faktör oldu bilgisayarlar.

Çocukların ekrana maruz kaldıkları günlük süre katbekat arttı. Bir yandan eğitim, öğretimden mahrum kalmasınlar diye uğraşırken bir yandan da telafisi mümkün olmayan yaralar açmaya başladığı kanaatindeyim bu sürecin.

Başta şunu ifade edebiliriz. Çok kontrollü bir kullanıma izin verilmesi, ders dışında başka amaçlarla kullanılmaması şartıyla uzaktan eğitim süreci için bilgisayar ve tablet kullanılmasını faydalı buluyorum. Ancak bununla sınırlı kalmadığını da biliyoruz. Çok çok kararlı bir tavır sergileyen çok az sayıdaki ailelerin dışında büyük bir kitle çoktan bu konuda kontrolü kaybetti.

Hem ruhen, hem bedenen hem de sosyal yönden zor günlerin yaşandığı herkesçe malumdur. Herkesin normal hayat düzeni altüst oldu. Yeni durumu kabullenip, yeni duruma göre stratejiler geliştirenler bu süreçten daha az olumsuz hasarla çıkacaklardır. Sürekli şikâyette bulunmak, oflayıp puflamak, sızlanmak, yakınmak kimseye bir yarar sağlamadığı gibi süreci daha da çekilmez hale getirecektir. O yüzden bir an önce yaşanılan salgın günlerini daha olumlu bir şekilde geçirmek için çaba içine girmeliyiz. Bunun için de önce uykumuzu düzene koymalıyız. Bütün uzmanlar iyi bir ruh ve beden sağlığı için uykunun öneminden söz etmektedirler.  Bütün aile bireyleri olarak uyku düzeni konusunda alınan kararlara uyulması çok önemlidir. Günün verimli, bereketli geçmesi için iyi bir uyku çok çok önemlidir. İyi bir uykunun da ön şartı erken yatmaktır. Özellikle de çocukların uzaktan eğitim döneminde derslerinde verimli olması uykusuyla doğrudan ilişkilidir.

Sabah saat onda, on birde başlayan derslere yetişemeyen,  derse girse bile derste uyuklayan öğrencilerin varlığını herkes biliyor. Bilgisayar başında sabahlayan bir çocuğun, gencin ya da yetişkinin o gün içinde ders dinlemesi, anlaması mümkün müdür sizce?

Bir diğer önerim de acilen bir günlük plan oluşturmak ve olabildiğince bütün aile bireylerinin bu plana sadık kalmasını sağlamak olacaktır. Ev, bütün aile bireylerinin ortak yaşam alanı olduğuna göre yapılan planlara ve alınan kararlara bütün aile bireylerinin uymasının önemi çok büyüktür.

Diğer önemli bir konu da salgın günlerinde kullanımı aşırı derecede artan teknoloji aletleriyle ilgili olacaktır.

Öyle ki sürekli bilgisayar ya da tablet başında olan bir öğrenci uzaktan eğitim döneminde kendisi için bin bir emekle sunulan canlı dersleri heba etmektedir. Şöyle ki,  canlı ders esnasında ekranı ikiye bölerek bir tarafta derste gözüküp diğer tarafta oyun oynayan ya da başka bir sayfada sohbet yapan, video izleyen bir öğrencinin dinlemediği dersi öğrenmesi, anlaması mümkün müdür?

Diğer taraftan çocukların kendi odalarında yalnız başlarına bilgisayar başında verimli bir şekilde ders dinlediklerini düşünmek ne kadar da masumca bir yaklaşım değil mi?

Hangi çocuk bu konuda iradesine sahip olabilir ve sonuna kadar derslerini dinleyebilir ki? Elbette bunu başaran çocuklar ve bu konuda çok büyük emek harcayan ebeveynler vardır. Hatta onların varlığı çok önemlidir. Zaten onların sayesinde bilim gelişiyor, insanlık adına bir şeyler başarılıyor. Ama sayıları çok çok az. Belki binde bir, binde iki. Ya diğer çocuklar? Onlar vakitlerini, enerjilerini heba etmekle meşguller büyük ihtimalle.

Konuyu çok dağıtmak istemiyorum. Uzaktan eğitim sürecinin uzaması beraberinde birtakım sıkıntıları da getirmeye başlamıştır. Öğretmenler, yüz yüze eğitimde bin bir emekle kazandırmaya çalıştıkları onca alışkanlığın yok olmasından endişe etmeye başladılar. Kitap okuma alışkanlığı, yazı yazma, güzel yazı, deney yapma, en önemlisi dinleme, konuşma, şiir okuma, ezberleme, düzen ve tertip, sağlıklı beslenme, hareket, çizim, ifade becerisi, ibadet, sorumluluk, ödev yapma, araştırma, kütüphane kullanımı, kalem kullanma vb.

Evde eğitim günlerinde de bu alışkanlıklar devam etsin diye var güçleriyle çaba harcayan öğretmenlerin varlığı bizlere umut veriyor. Bu alışkanlıklar devam etsin diye öğretmenlerin rollerini üstlenen ebeveynlerin varlığı da bizlere güç kuvvet veriyor. Lakin kaç çocuk bu imkânlara sahip?

Yazımızın bu bölümünde yukarıda ifade etmiş olduğum sorunlarla ilgili çözüm önerilerine yer vermek istiyorum.

Çözüm önerilerini, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim Dalının yayınlamış olduğu “Korona Virüsü (Covıd-19) Salgını Döneminde Aileler İçin Çocuklarına Destek Olma Rehberi” nden aktaralım:

  • Ebeveynler kendilerinin televizyon, tablet, cep telefonu, bilgisayar gibi görsel medya başında geçirdiği zamanı uygun ve etkin bir şekilde düzenleyerek çocuklarına model olmalıdırlar.
  • Gün içinde görsel medya kullanım zamanı ve süresi belirlenmeli, kullanım süresi aşıldığında bir sonraki süre ya azaltılmalı ya da tamamen iptal edilmelidir.
  • Bu gibi kısıtlamalarda çocuğun verdiği aşırı tepkiye dayanabilme ve kuralların uygulanmasında net ve tutarlı davranma çok önemlidir.
  • Görsel medya araçlarının aile bireylerinin bir arada olduğu salon veya oturma odası gibi ortak kullanım alanlarında kullanılması sağlanmalı, özellikle yatak odalarında kullanımı engellenmelidir.
  • Ekran ebeveynlerin göreceği şekilde konumlanmalı, sosyal medyada neye girdiği takip edilmelidir. Sosyal medyada sadece yanlış bilgiler veren ve kaygı artışına yol açan haberler değil, aynı zamanda salgını küçümseyen haberler de olabilmektedir. Her iki durum da çocuk ve ergenler için zararlıdır.
  • Haberler veya internetten bilgiler ailecek paylaşılmalı ve ebeveynlerin medya okuryazarlığıyla yanlış bilgiler düzeltilmeli ve yanlış yorumlamalar tartışılmalıdır.
  • Görsel medya başındayken çocuk ile iletişim kurulmalı, dalıp gitme, aşırı odaklanmanın önüne geçilmelidir.
  • Ayrıca karanlık odada ekran başında oturma, çok yüksek ses veya kulaklık kullanımı da aşırı odaklanmaya neden olabileceğinden engellenmelidir.
  • Denetlemekte güçlük çeken ailelerde sınırsız internet bağlantısı iptal ettirilerek Wifi bağlantı yerine HDMI olarak takılabilen 3G veya 4.5G cihazlarının kullanımı veya evde Wifi varsa uygun kullanım olmadığı zaman HDMI cihazlara geçiş sağlanmalıdır.
  • Görsel medya cihazlarının kolay ulaşılabilir olması, hali hazırda çalışır vaziyette bekletilmesi de bağımlılığa yol açan önemli etkenlerdendir. Bu nedenle her kullanım sonrasında kapatarak gözden uzak bir yere kaldırmak gerekmektedir.
  • Çocuk ve ergenlerin teknolojik aletler ve görsel medyaya aşırı yönelme nedenlerinden biri de bunların yerine koyabilecekleri seçenekleri bilmemeleridir. Bu nedenle ailecek birlikte yapılacak aktivitelerin planlanması ve bunların çocukların keyif alacağı şekilde sürdürülmesi de çocuk ve ergenleri teknoloji bağımlılığından uzak tutmakta yararlı olacaktır.
  • Telefon, tablet veya bilgisayarın yerine konabilecek, önerebileceğiniz bir seçeneğiniz kalmadığı durumlarda yapacağınız en iyi şey bu konuda onlarla tartışarak ilişkinizi bozmaktan kaçınmak olacaktır.

Bu önerilere dikkat edilerek yürütülen bir uzaktan eğitim dönemi en az hasarla atlatılabilir. Aksi takdirde telafisi mümkün olmayan yaraların açılacağını ve bu olumsuzlukları düzeltmek için uzun süre çaba gösterileceğini ifade etmek yerinde olacaktır.

Adem KEVEN

Şefkat Okulları Yazılar ve Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir