Etika yine uzay gemisinin odalarından girip çıkan insanları gözlüyordu. Aşırı kiloluydular bu yüzden çalışanlar her gün kapıları genişletmekten bıkmışlardı. Zaten çoğu yürümeye üşendikleri için üzerinde oturdukları araçları kullanıyorlardı ve hiç hareket etmiyorlardı. Üstelik, ne kadar fast-food ve zararlı yiyecek varsa hepsine bayılıyorlardı. Temizlik olarak yaptıkları tek şey, mevsimde bir robotlarla yapılan zorunlu banyoydu. O da olmasa, uzay gemisinin içinde kokudan durulmazdı zaten. (Sanırım bunlar size biraz yabancı geldi. Çok normal, çünkü 2045 yılından bahsediyorum. İnsanlar altı yıldan beri uzay boşluğunda yüzmekte olan bir uzay gemisinde yaşıyorlar ve durumları gerçekten çok sağlıksız. Etika ise böyle bir durumda sağlıklı yaşamaya çalışan 12 yaşında bir kız. O hariç kimsenin girmediği spor salonunda günün çeyreğini geçiriyor. Yemekhanede kimsenin tadına bile bakmadığı sebze ve meyveleri yiyor. Her gün temizlenip erken yatıp erken kalkmaya dikkat ediyor. Ailesinin ve diğer insanların durumuna çok üzülüyor.) İşte Etika bu insanlara acıyarak bakarken aklına bir fikir geldi. Bu böyle nereye kadar gidecekti sonuçta? İlk olarak genel başkan ile konuşmaya karar verdi. Genel başkanın odası en üst kattaydı ama Etika onunla görüşmek için oraya çıkmak zorunda değildi. Bilekliğiyle başkanı aradı ve ona yılda dört kez olan banyo gibi sporun ve sağlıklı yiyeceklerin de zorunlu tutulmasını önerdi. Başkan ise onun bu teklifini elinin tersi ile itti. Çünkü bu sadece diğer insanların değil onun da konfor alanının dışında bir şeydi. Onun bu reddedişi Etika’yı çok üzdü.

Ertesi sabah tüm uzay gemisindekiler metalik bir robot sesiyle uyandı. “Genel Denetim Birimi bildiriyor: Bu gün çok üzülerek söylüyoruz ki yiyecek depomuzdaki tüm besinler bitmiş durumda. Bir gezegene ulaşana kadar aç kalmak durumundasınız.” İnsanların şikayetleri tüm uzay gemisinde duyuldu: “Aaa olamaaz, nasıl yaşarız biz?”. Metalik ses yeniden duyuldu: “Merak etmeyin, uzay navigasyonumuza göre en yakın gezegen yarım saat uzaklıkta görünüyor. Bu sürede açlığa dayanabilirsiniz değil mi?” İnsanlar, vakitlerini geçirmek için eğlence odasında toplandılar. Onlar film izleyip birbirleri ile konuşurken yarım saat hemen geçiverdi ve uzay gemisi Ontripos adında bir gezegene iniş yaptı. Gezegene görevli robotlar indiler ve neden iniş yaptıklarını anlattılar. İnsanlar çok sıcak kanlıydılar. Onları dinleyip yiyeceklerinden tüm uzay gemisine yetecek kadar verdiler. Uzay gemisindekiler yemekhanelerine indiler. Tabaklarını açınca bir de ne görsünler! O hiç sevmedikleri sebze yemekleri ve meyvelerle dolu tüm tabaklar. Genel başkanın isteği ile Ontripos’a geri döndüler. Onlara, çikolataları, patates kızatmaları ve kendrifönleri (o zamanki jelibona benzeyen bir tatlı) olup olmadığını sordular. Ontripos gezegeninden birisi söz aldı: “Bizler, Ontripos halkı olarak sağlıklı yaşamaya dikkat ederiz. Sağlıklı yemekle beslenir, düzenli spor yapar, temizliğimize ve uyku düzenimize çok dikkat ederiz. O sizin dediğiniz zararlı yiyecekleri çok nadir yeriz. Bu yüzden halkımız formdadır, zindedir ve zihni açıktır. Hem Türkler çok eskiden Dünya çağında ne demiş: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Dikkat ettiyseniz kullandığınız çoğu eşya bizim tasarladığımız ve ürettiğimiz şeyler. Ayrıca, sağlıklı olduğumuz için daha uzun ömürlü oluyoruz.” Görevli robot, konuşmaları kaydedip  genel başkana iletti. Genel başkan o anda Etika’nın önerisine hak verdi ve sağlıklı beslenmeyi, düzenli uyumayı, spor yapmayı ve temizliği zorunlu tuttu. Gemi halkı ve genel başkan, başlangıçta alışmakta zorluk çekseler de zamanla bu düzeni sevdiler. Etika ise bu olanlardan çok mutlu olmuştu. Ne de olsa tüm gemi halkı onun gibi sağlıklı yaşıyordu artık…

Hikâye dalında 1. olan eseri Elif Şifa Aksoy  

Şefkat Okulları Yazılar ve Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir