Eğitime Adanmış Bir Ömür, Muzaffer Oğuz

Geçtiğimiz yıl 46.yılını çalışarak öğretmenliğe veda eden, mesleğine, öğrencilerine âşık bir öğretmenden söz etmek istiyorum: Adı Muzaffer Oğuz. Onu tanıdığım için çok şanslıyım. 21 yıldır aynı okulda onunla görev yapıyorum. Onun âkil adamlığına, mesleki donanımına, çözüm odaklı yaklaşımına ve bitmek tükenmek bilmeyen enerjisine hayran olmamak mümkün değildir. İstedim ki böylesine özverili, sıra dışı, binlerce öğrenciye…

Read more

Öğretmen Daha Az, Öğrenci Daha Çok Konuşmalı

Derste konuşma süresine bakıldığında öğretmenlerin yüzde yetmiş, seksen oranında, öğrencilerin ise yüzde yirmi, otuz oranında konuştukları görülür. Yapmış olduğum ders gözlemlerinde bu durumu defalarca tespit etmişimdir. Kırk dakikalık bir dersin neredeyse otuz dakikasında öğretmenin konuştuğunu, öğrencilerin bazen hiç söz almadan, ya da birkaç dakikayı geçmeyen kısa sürelerde konuşma yaparak dersi bitirdiklerine şahit oldum. Öğretmenler genellikle…

Read more

Farklılıklara tahammül ve kişinin kendini tanıması

“Uzun zamandan beri, kendime ilişkin gerçekleri keşfedip duruyorum. Sanki beni ben yapanların neler olduğunu, yani bana ait gerçekleri çözmek için yıllardır deney yapmış gibiyim”.  Aynı zamanda öğretmenlik de yapan Andrew Celementes, Karne Oyunu adıyla Türkçeye çevrilen eserinde uzun uzadıya sıradışı bir öğrencinin okul hayatından ve kişinin kendini tanımasından söz ediyor.  “O gün kendim hakkında bazı…

Read more

Okulun Varlık Nedeni Nedir?

Öğrencilerin belirli bir plan dâhilinde eğitim ve öğretim gördüğü kurumlara okul denir.

Okulun gerçek gayesinin çocukları yetiştirmek olduğunu biliyoruz.

Yüzyıllardır okullar hayatımızda varlıklarını sürdürüyor. Sonuçları ise tartışma konusu. Okuldan memnun olanlar olduğu gibi, memnun olmayanlar da oldukça fazla. Birçok insan okul yüzünden mutsuz olmuş…

Read more